10 Soruda Hidroelektrik Santraller – WWF Türkiye 2013

0
1176

Hidroelektrik santrallerin çevreye etkisi yok mu? Yenilenebilir her zaman sürdürülebilir midir? HES yapmazsak suyumuz boşa mı akar? HES’ler enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmamızı sağlamaz mı? Korunan alanlara HES yapılabilir mi? Sürdürülebilir HES mümkün mü?

Hidroelektrik Santraller ve Doğru Bilinen Yanlışlar

Yerli kaynaklara öncelik vererek enerjide dışa bağımlılıktan kurtulma misyonuna sahip olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, yenilenebilir enerji kaynaklarının payını artırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda Bakanlık, “tüm hidroelektrik potansiyelimizi harekete geçirme” stratejisiyle hareket ediyor.

Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2010 yılı faaliyet raporuna göre 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu çerçevesinde özel sektörce gerçekleştirilecek hidroelektrik projelerinin toplam sayısı 1.527.

Bu sayılara baktığımızda, Türkiye’de Su Kullanım Hakkı Anlaşması yapılmayan akarsuyun kalmayacağı söylenebilir. Bu projelerin tamamının hayata geçirilmesi durumunda, nehirlerin sağlığının, sunduğu hizmetlerin ve biyolojik çeşitliliğimizin ülke genelinde önemli ölçüde hasara uğraması ise kaçınılmaz.

HES’lerin toplam kurulu güçleri incelendiğinde ise durum daha da düşündürücü bir hâl alıyor. İşletme ve inşaat halindeki toplam HES sayısı 477 ve bu HES’lerin toplam kurulu gücü 23.660 MW. İnşaatına henüz başlanmayan 1.050 adet HES’in toplam kurulu gücü ise sadece 20.000 MW olacak.

Şu anda Türkiye’de bir yanda dere halklarının isyan ettiği, diğer yanda firmaların HES projeleri için birbiriyle yarıştığı, akarsuların denetimsiz biçimde özel sektöre devredilmesiyle HES lisansı borsasının oluştuğu, lisansların ticari metaya dönüştüğü büyük bir karmaşa yaşanıyor.

Sürdürülebilir bir yaşam için sürdürülebilir HES’ler ilkesinden yola çıkan WWF-Türkiye bu dokümanda; yenilenebilir, temiz ve yerli bir kaynak olarak değerlendirilen hidroelektrik enerjiyi 10 soruyla ele alarak, bilimsel gerçekler ışığında konuyla ilgili yanlış kanıları ortadan kaldırmayı amaçlıyor.