Yayladan İnmekte Zor – Faik Sarıalioğlu

0
1006

“YAYLADAN İNMEKTE ZOR” – Faik Sarıalioğlu

Sabaha iki saat vardı yola çıktığımızda. Soğanlı Dağları’nın yüksek platolarından “Horon Düzü” denilen yere ulaştık. Üçü amcamın yedi ineği yayladan köye götürmekle görevliyim ve artık büyümüş 15 yaşına gelmişim. Sakın şaşmayın arkadaşlar yayla yollarına ilk koyulduğum zaman 12 yaşında idim. On iki yaşında çocuğa, bir buçuk günde yürünecek 75 km yol, konaklanacak hanlar, ot satın alınıp doyurulacak, sağılacak ineklerin emanet edildiği yıllar. Çabuk mu büyürdük, çabuk mu büyütülürdük halen anlamış değilim.

Bugün, sabah soğuğunun iliklerime işlediğini hissediyorum. Yeni yeni ağaran hava ve vadileri bir pamuk yığını gibi kaplayan sis. Duman henüz Solaklı vadisinde, 2000 metreden alçak olmalı. Duman en geç öğleyin Soğanlı Düzü’nü de aşacak ve Çençül Yayla’sına bir nehir gibi akacaktır eminim. Güneş ışığının ilk hüzmelerinin bulutlar üzerindeki yansımaları adeta bir ışık gösterisi gibi. Çimenlerde sabah kırağısı var. Islak çimen ayağımdaki Trabzon lastiklerinin içini önce nemlendirdi, sonra da ıslattı. Yürürken lastığım ayağımdan birkaç kez de çıktı. Yalap-şalap yürümek derdik biz bu duruma. Islak çimende her adımımda sağ- sola atlayan çirçir böceklerinin sesi bizim yaylalarının senfonisidir. Güneydeki Bayburt ovasından kuzeye doğru esen rüzgar soğuk. Dumanı şimdilik bastıran o rüzgar.

Kafam meşgul. Çocuksu düşünceler mi desem, gençlik hayalleri mi bilmem. Horon Düzü’nü ne zaman geçtiğimizi, Soğanlı Yokuşu’nu nasıl indiğimizi anlamadım. Of-Bayburt Yolu’nu geçerek vadiye doğru iniyoruz. Solaklı Deresi’nin oluşturacak kaynak suları birer birer birleşerek çayları, ırmakları ve dereyi oluşturmasını izleyeceğiz. Bugün Derebaşı Kösesi dediğimiz kestirme yoldan aşağıya ineceğiz. Geçen yıl Of-Bayburt Yolu’nun Derebaşı Virajları Bölümü Dünyanın En Tehlikeli Yolu seçilmiş. Yazılı, görsel basında, “internet” sitelerinde çok sayıda resim ve video paylaşılmıştı. Televizyon programı spikerlerinin “değil araba ile geçmek, yürümesi bile cesaret ister” dedikleri Derebaşı Virajları yolu ile gitmek uzun iş. Şimdi biz köse denilen kestirme, kısa ama bir o kadar tehlikeli yoldan gideceğiz. Virajlarda yürümeyi tehlikeli diyenler bir de bu patika yolu görmeli. Aşağıya bakmanın cesaret istediği dik yamaçları geçen yer yer 40-50 cm genişliğine inen patika yoldan aşağıya ineceğiz. Yaklaşık 2,5-3.0 km yolla 500-700 metre irtifa kaybedecek ve 1500-1600 m. rakıma ineceğiz.

Yamaçlar o kadar dik, patika o kadar dardır ki inekler 2-3 metre mesafeli, büyük bir dikkatle yürürler. Tehlikeli uçurum başına kadar dağınık gelen inekler uçurumun başında durup.

Ortadan bir yol açarlar. O ana kadar arkalardan gelen en yaşlı ineğimiz Yaşar vakur ve emin adımlarla sürünün önüne geçer. Yürüyüp gidecek hiç birisi takip etmeyecek sanırsınız. Tahminin 5-7 metre açılır ve dönüp geri bakar. Beni takip edin komutunu verilmiştir artık . Cesurdan korkağa doğru inekler ahırdaki sosyal statülerine göre liderin arkasına dizilirler. Bizler arkada kalırdık. Bizden de arkada bir yaş altı buzağılar. En korktuğumuz acemi buzağılardı. Herhangi bir nedenle ince patikadan çıkarlarsa bir daha dönmeleri zor olabilirdi. Bir defasında buzağılardan birisi kayıp gitmiş de arkasından bile gidememiştik.

Yaylaya gidişi hikaye etmiştik bu sayfalarda bir de gelişi yazalım dedik. Yollar uzun, hikayeler çok, sizi fazla yormayalım istedik.

Yazar: Faik Sarıalioğlu