GAZRETLİ ALİ DAYI İLE BAYBURT’LU KERİM

Eski zamanların birinde Bayburt’ta Kerim adında bir kişi yaşarmış. Çok fakir olduğundan geçimini sağlayamazmış. İş ve geçim kaynağı da kıt olduğundan köyünden ayrılmış. Gel zaman git zaman Bayburtlu Kerim’in yolu Of’a düşmüş. Of’ta dolaşırken Of’un zengin esnafından olan Gazretli Ali Dede’yle karşılaşmış.

Ali Dede de Kerim’e yakınlık göstermiş, sohbetlerini ilerletip, birbirlerini sevmişler. Akşam olunca Ali Dede, Kerim’i evine davet etmiş. Üç ay yedirip, içirip, yatırmış. Köyüne gideceği zaman da Bayburtlu Kerim’e fındık, çay, mısır gibi yiyecekler verip, onu köyüne yollamış.

Günün birinde de Gazretli Ali Dede’nin yolu Bayburt’a düşmüş. “Arkadaşım Kerim’in yanına gideyim, beni görünce sevinir” demiş. Kerim’in adresini öğrenip köyüne gitmiş. Kerim’in evine varıp kapıyı çalmış.

Bayburtlu Kerim içeriden seslenmiş:
– “Kimsiniz ?”
Gazretli Ali Dede :
-“Aç kapıyı! Ben Gazretli Ali Dede… Sana misafir olmaya geldim”
Bayburtlu Kerim içeriden:
-“Hazreti Ali mi ? Öyle biri burada yok.
Gazretli Ali Dede:
– Ben Gazretli Ali’yim yanlış anladın”
Bayburtlu Kerim, tanımamazlıktan gelerek seslenmiş:
– “Hazreti Ali ölmüştür”. 

Gazretli Ali Dede arkadaşının kendisini içeriye almamak için bahane bulduğunu düşünerek bu duruma çok üzülmüş. Bayburt’a geri dönerek geceyi bir otelde geçirmiş. Ertesi gün Of a dönmüş. Kış bitmiş, yaz gelmiş. Bayburtlu Kerim Dayı yine Of’a gelmiş.
Gazretli Ali Dede’nin evine gelerek selam verip:
– “Merhaba Gazretli Ali Dede.”

Gazretli Ali Dede düşünmüş onun gibi olmamalıyım diyerek Kerim Dayı’yı içeri buyur etmiş. Kerim Dayı’nın bir de eşeği varmış. Ali Dede, arkadaşına bir oyun oynamaya karar vermiş. Kerim Dayı’nın eşeğini tarlaya bırakmış.

Akşam olunca Gazretli Ali Dede:
-“Kerim kardeş, tarlaya bir ayı dadanmış tarlayı kırıp geçirmekte, ne mısır bırakmış ne fındık… Bu duruma çok üzülüyorum, nasıl tedbir alacağım şaşırdım”

Bayburtlu Kerim:
-“Tarlaya iner, tüfekle beklersin; ses duyunca ateş eder ayıyı vurursun”.
Gazretli Ali Dede :
-“Güzel dersin Kerim kardeş de ben nişan almasını bilmem”. deyince,
Bayburtlu Kerim: –
“En iyisi tüfeğini sen bana ver, bu akşam tarlayı birlikte bekleyelim.”

Tarlaya inip, sessizce kulübede birkaç saat beklemişler. Nihayet bir hışırtı duymuşlar. Hışırtının geldiği tarafa Kerim üç el ateş etmiş. Ve tarlanın içinden acı sesler gelmeye başlamış. 

Gazretli Ali: – “Kardeş, gel bakalım ayıyı vurdun mu?.” demiş.

Gaz lambasının ışığıyla tarlayı dikkatlice araştırmışlar. Kerim eşeği görünce şaşırmış.
-“Yahu bu bir eşek !Kimin eşeği acaba?”demiş.
Bunun üzerine Gazretli Ali Dede:
-“Yahu Kerim kardeş, Bayburt’a gidersin adamını tanımazsın, Of’a gelirsin eşeğini tanımazsın. Sen ne biçim adamsın!” diyerek onun hatasını yüzüne vurmuş.

Bayburtlu Kerim hatasını anlayınca yaptıklarından pişmanlık duymuş.

 

 

 

 

Yazar: İhsan Hoca