Hep Şiir yayınlayacak değiliz. Değerli üstadımızın, çok hoş anıları da var. Onlardan birisi…
Hocayla Okey!
Şimdi rahmetli olan ilk okul öğretmenimle bir gün taraflı okey oynuyorduk.Ben öğretmenimle birlikteydim ve rakiplerimiz bizi yendi.
Buna öğretmenim çok sinirlendi ve beni fırçalamaya başladı; ”kolunun altını neden tutamadın? Neden karşıdan çıkmış taşı kolunun altına verdin? Hiç gözlerime bakmıyorsun,ben sana tek işareti yapıyorum,sen hala kendi eline oynuyorsun.!..” Gibi oyunun rajonlarıyla ilgili beni bir güzel fırçadan geçirdi…
Ben zaten ben insanları yenmekten değil,yenilip mutlu etmekten hoşlanan acayip bir yaratılıştayım.
Önce saygımdan boynumu büküp dinledim ve kabullendim suçumu. Baktım rahmetli öğretmenimin fırçaları durmayacak işe biraz espri katıp ortamı yumuşatayım dedim ve hocama aynen şunları söyledim; ‘
‘Hocam,kusura bakmayınız fakat siz hiç ileri görüşlü değilsiniz;bu günleri görüp daha ağaç yaş iken bize okeyi öğreteceğiniz yerde tuttunuz metrenin as katları,yok alt katları,orta katları,üst katlarını öğrettiniz.!.. Sanki metrenin üst katından dubleks daire alacaktım?
Öğretseniz ya okeyi kuvvetlice,şimdi arkanıza yaslanır ve keyif yapardınız be hocam.!..”
Ahmet Temel(Tahir) Bulut






























