
Eminönü semtinde adına cami yaptıran “Hoca Ahmet Paşa“‘nın ‘paşa‘ olma öyküsü…
Zamanın padişahına damat olan bir paşa kızgınlık anında ağzından ”TALAK’‘ sözcüğü çıkar ve şerri hükümlere göre hanımı boş olur.

Daha sonra itibarını kaybedeceğinden korkup pişmanlık duyan paşa hülle yoluna baş vurur ve ücra bir yerin saf görünümlü imamına hülle yaptırıp bir geceliğine boşadığı eşini nikahlar.
Gerdek gecesi padişahın kızı yatağın altından bir leğen çıkarıp hocaya sunar.
Hoca leğenin ne olduğunu sorunca padişahın kızı şu cevabı verir;
-Paşa kocam benimle yatmadan önce bu leğene istifra eder, öyle yanıma gelirdi,sen istifranı etmeyecek misin? Hoca;
-Yahu ne istifrası? Şurada zaten bir gecemiz var,gel fırsatı kaza etmeden güzel güzel değerlendirelim”der.
Bütün erkeklerin böyle leğene kustuğunu sanan Padişahın kızı hocadan memnun kalmış olacak ki,babasına artık hocayla evli kalacağını,boşanmak istemediğini söyler. Padişah;
-“Kızım olur mu? Senin eski eşin bir paşa,bu ise zavallı bir imam, kızımın zavallı bir imamla evlenmesi hiç yakışık alır mı?” Deyince kız babasına şöyle bir soru sorar;’
-Peki baba,sen şimdi bu paşayı imam yapabilir misin?’ Padişah;
-‘Nasıl yapayım kızım? İmam olabilmesi için en az 5-6 yıl dini eğitim almalı.’

Bunun üzerine kız babasına şöyle der;
-Fakat imamı paşa yapabilirsin baba; iki rütbe bir nişan, Oldu mu yeni paşan.” der
Bu cevap padişaha mantıklı gelir ve İmam Ahmet Paşa namıyla padişahın yeni damadı olur.
Böylece yeni unvanıyla birlikte eski unvanını da kullanarak yaptırdığı camii sayesinde adı bu günlere gelir…
Not: Bu öyküyü dün ziyaretine gittiğim ve ikramını gördüğüm değerli dostum Süleyman Ünal bana anlattı,ben de dilimin döndüğünce sizlere nakletmeye çalıştım…































