Derebaşında Ölümle Dans – 2 – “Yusuf ve Saral- (Ali Ağanın Kayığı)”

0
1173

Ali Ağanın Yusuf ve Fazlı Saral Kardeşler

Tanıtım bilgileri:
Yer: Cumapazarı-Konak Mahallesi

Kimler: Yusuf Saral ve Fazlı Saral

Neden aldık ? Derebaşı yolunun çileli şoförleri idiler. Hayatlarımıza dokundular, unutulmaz hatıralar bıraktılar.

Durumları: Her ikisi de rahmetli.

Nasıl tartışacağız? Herkes anılarını ve fotograflarını paylaşacak. Biz arada bir ek yorumlar yapacağız.

Yardım edenler: Nuri Sarıalioğlu (Fazlı Saral’ın torunu, benim yeğenim. Yönetim adına teşekkür ederiz.

Ricamız: Klişe rahmet mesajları göndermeyin. Üç satırdan kısa mesajlar silinecektir.

Meşhur lakapları:
ALİ AĞANIN KAYIĞI

Ali Öner Oflu Iyi insanlar düzgün karakterler Rahmetli Yusuf Saral benden önceki döneme denk gelir.Benim zamanimda Enver abi Aliağanin kayiğini sürerdi.Ekip olarak Fazli abi de mutlaka olurdu.Cift kabinli ve kasasi Tenteli oldugu icin hava şartlarini dikkate alirsak daha avantajli olduklari halde nedendir bilinmez bizim arabayi daha fazla tercih ederdi insanlar.Amansiz bir yariş amansiz bir rekabet ama dostluk hic bozulmadi.Rekabet tamam da yariş da her zaman biz kazanirdik.Doğrusunu isterseniz yariş adil değildi cünkü bizim araba daha yeni ve güclü idi.Ne kadar erken yola cikarlarsa ciksinlar en gec Soğanli yokuşunda gecerdik.Belki arabanin kasasinda olanlar bundan haz bile duyduklari icin bizi tercih ederdi.Fazli amca babama şaka ile takilirdi bir kerede biz önce girelim rahat birak diye.Enver abi cok iyi sakin birisi yabacak birşey yok gülerek kabüllenirdi.Patlayan lastiklarini arabada kompressor olmadigi icin coğu zaman biz şisirirdik yoksa ayak pompasi ile ugraş dur. Ne kadar rekabet olursa olsun devamli birbirimize yardim ederdik.Hele o Austin in yaylada sesi bile degisidi.Rakim yüksek oldugu icin araba siyah bir duman cikarirdi yok dar oldugu icin gecmek kolay olmazdi ebeyce siyah duman ve eksoz kokusunu icimize cekerdik.Birde yaylada rölanti de calisirken Girim girim sesi vardi.Simdiki arabalar uzay aracisayilir o zamanki arabalara göre” -Ali Öner

Fatoş Koç Rahmetli yusuf amcayı tanımam ama fazlı amca yı allah rahmet eylesin tanırım babbaannem le kaldığım son yazdı. Yaylada ki çocuklarla köyden gelen araçları bizim evin üstünde beklerdik.Amcamın arabası güzeldi. Önce bizim araba gelir derdim.Kurşum kaya çoğunlukla dumanlı olurdu. Korna seslerinden araçları tanırdık.Bedford geldi diye bağırırdım. Amcam gelir,yükü boşaltır,yemeğini bile yerdi aliağanın kayığı geldi dıye bağırırdık bu kez. Hatırladığım amcamın fazlı amcayı sürekli kızdırmasıydı.Demek ki anlattığın şeyler oluyordu aralarında ben bilmezdim. Ama fazlı amcanın yüzü gözü toz toprak elleri yağ ıçınde olurdu.Amcamla şakalaşırlardı.Amcam ellerinle dokunma derdi. Ama aralarında ki dostluk o kadar doğaldı kı iş araçların bakımına gelince birlikte bakarlardı.Bizede köyden ne getırdıyseler verirlerdi.Genelde bu meyva olurdu.En çok da armut.Onlar araçlara bakar bizler meyvaları alınca giderdik.Mekanları cennet olsun. Ertesi günün heyecanı ile akşam yatar sabah ilk kim geleçek bize ne verirler acaba düşüncesiyle uyurdum.” –Fatoş Koç

“-İsmail Saral Annem, Serpil Saral’ın ağzından; Sene 1972-73 civarı, 6-7 yaşındayım. En büyük zevkimiz köyden gelen kamyonları beklemekti.(aliağanın ve azminin kamyonlari) Kamyonlarla köyden gönderilen malzemeleri beklerdik. Kurşunkaya’dan kamyonların dumanını görür görmez bütün çocuklar yaylanın başındaki, kamyonların ilk durağına koşardık. Büyük heyecanla, “bize bir şey geldi mi?” diye beklerdik. Eğer, gelen paketlerde bizim adımız varsa çok sevinirdik, hele hele taze fındık ve meyve gelmişse daha da çok sevinirdik. Bir gün yine aynı şekilde beklerken, Aliağa’nın kamyonu (kayuğu) geldi biz de yola çıktık. Orada ismimizin okunmasını bekliyorduk ancak rahmetli Fazlı amca ile bir kadın tartışıyorlardı, kadının yükü zarar görmüştü. Fazlı amca kamyondan aşağı sinirli bir şekilde inerek, lastiğin altındaki takozu çekip aldı. Kamyon kayarak yoldan çıktı ve yan döndü. Kadın-erkek herkes kamyonu halatla çekmeye çalışıyorlardı. Enver abi de yan yatmış kamyonun şöför koltuğuna oturup kamyonu çaliştirmişti ama işe yaramamıştı. Bu arada biz çocuklar olayı izlemekteyiz. Ben de diğer çocuklara dönerek; Vural abim (şu an eşim
🙂 olsaydı, tek başına kamyonu yola çekerdi dedim. 
 Eşimin halası, benim de babaannemin dediği ve kulak misafiri olduğum; “Vural çok kuvvetli uşak” lafı beni çok etkilemiş. 🙂   –İsmail Saral