
Kimlik: Cumapazarı Renk Mahallesi, Çetin Öner’in ağabeyi. Dursun Onbaşı’nın oğlu. Zinnet Öner’in eşi. Melek, Mustafa, Ali Öner’in babaları.
1957 tarihinde ehliyet aldı. Ağırlıklı olarak 1969-1984 arası yıllarında Karlıca (Cumavank) yaylası başta olmak üzere kamyon taşımacılığı yaptı. İyi adamdı. Çok iyi bir şofördü. Bildiğim kadarı ile uzun meslek yaşamı boyunca ciddi bir kaza yapmadı.
Yakınlarından, arkadaşlarından, sevenlerinden rahmet mesajlarından öte daha ayrıntılı yazılar bekliyoruz. Biz sayfayı açtık siz tamamlayacaksınız.Azmi abinin hatırasını birlikte yaşatalım. .
Faik Sarıalioğlu AZMİ AĞABEYİM,
Halanım oğlu idi. Yaylaya taşımacılık yaptığı yıllarda rakibi Aliağa’nın Yusuf- Fazlı kardeşlerdi. Yaylaya haftada iki sefer yapardı. Erken gelen genellikle Azmi abi idi. Biz çocuklar için bu iki gün özeldi. Kurşunkaya’ya çıkar, arabayı beklerdik. Arabaya takılıp, binebilmek maharetti. Azmi abi bizi gördüğünde çoğu zaman yavaşlar, bazen de dururdu. Arabaya binmek için Horon Düzü’ne, Soğanlı Çatağı’na indiğimiz olurdu. Derebaşı tepelerine gidip Ogene Mezere’lerinden gelen arabayı gözlerdik. Ki araba bulunduğumuz yere en az 1,5-2.0 saatte gelecekti.
Sefik Yazgi Allah rahmet eylesin. Mekânı cennet olsun. Zor yollarda çok karımızı çekmiştir.Derebaşı virajlarından birçok kişi iner kestirmelerden giderdi.Bende 1.sınıfta bagaj üstünde giderdim.Araba virajları dönerken 300 400 mt.uçurumdan dereyi görürdük yayla dönüşlerinde ‘de çayır yüklü üstünde gelirdik.Düşmemek için çayır yükünü tutan iplere tutunurduk.neşeyle dolu günlerdi o günler.
Dursun Sarıalioğlu 1990 lu yılların sonu idi yanlış hatırlamıyorsam rahmetli Azmi amca Bedfordu ile babam Thames ile Ernköyden kereste çekiyorkardı. Zannediyorum taşkın sebebi ile normal yol kapalı olduğu için konak mahalleden geçiyordu arabalar. Azmi amca da arabasına meraklı bir sefer attıktan sonra babama sormuş :sen reisoğlu hikmetin evinin altındaki rampayı iki takviye çıkabiliyon mu diye babam da evet demiş.
Sonraki seferlerde Azmi amca bana gel bu sefer beraber gidelim torun dedi.
Bahse konu rampaya gelince rampanın dibinden Bedfordu birinci vitese koydu bana doğru eğilerek: Baban burayı iki takviye çıkıyomuş he mi ? Diye sordu
Ben şimdi ne bizim Thamesin orayı iki takviye çıkıp çıkmadığını ne de ona verdiğim cevabı hatırlıyorum.
Hatırladığım;
Azmi amcanın 1961 model arabasının ne kadar temiz ve bakımlı olduğu ve satıldıktan sonra araba evin altından geçerken Zinnet yangenin gözlerinin dolduğudur.Zaman sonra Zinnet yenge yeni sahibine : ula geturma bu arabayi buralara fena oluyrum dediğini de bilirim.
Tanışıklık verdiğim çoğu insan Azmi amca ve birkaç kişiyi daha yıllar geçmesine rağmen saygı ve sevgi ile ve yaptığı iyiliklerle anar.
Işıklar içinde uyusun
Faik Sarıalioğlu–AZMİ ABİNİN ÖLÜMÜ
İzmir’de idim. Azmi abinin ağır mide kanaması ile Karabük’ten Hacettepe Acil’e kaldırıldığı bildirildi. Zorlukla servise aldırıp Ankara’ya hareket ettim.
Gecenin geç vaktinde Hacettepe Dahiliye Servisi’nde gördüm. Ağır böbrek yetmezliği ve yarı komada idi. Onkoloji görmüş kemik iliğine ağır metastaz yapmış mide kanseri tanısı konuldu. Acilen diyalize alındı, çok sayıda kan verildi. Olmadı.
Aylardır çektiği mide ağrılarını kimseye bildirmemiş, benim haberim olduğunda ise tıbben yapacak bir şey kalmamıştı. Bize ağabeylik yapmış Azmi ağabey kendisine hekimlik hizmeti vermemize izin vermemişti.
Işıklar içinde uyu iyi İnsan.
Ali Öner Oflu– Faik Sarıalioğlu O zaman gösterdiğin ilgi ve İzmir’den kar kış kıyamet zor şartlarda Ankara ya yanımıza gelmen bende çok derin iz bıraktı.Bunu kelimelerle anlatamam.Allah ayağına taş değdirmesin.Başımızdan eksik etmesin.
Fatoş Koç Allah rahmet eylesin amcam bu yollarda uzun sure çalışmıştır tecrübesınden dolayı tercih edilen surucuydu çok dikkatli araç kullandığı ıçın koyden bu yolda yürürken bıle korkan çok kışı ona güvenip arabasıyla yaylaya çıkardı hala koyde yaşayan yaşlılar ozellikle Erenköy den olanlar onu rahmetle anıyor çok merhametli olduğu soylenıyor amcamın çocukluğumuzda anımsadığım en guzel anıları arasında koyduğu her Ağustos 20 sınde kamyonla gezdırmesıydı koyluden ucret almazdı ve bu o zamanın en guzel tatılıydı keşke o güzellikler hıç bozulmasa ve bu geleneği bırı devam ettirme amcamla bırlıkte bu gelenek de öldü birşeyler yaşatabilmek adına emek veren başta sevgili dayım faık sarıalıoğlu olmak uzere herkese teşekkur ederim gecmışımıze sahip çıkalım

Ağustos 1983 Azmi Öner’in yayla yolculuğu için yıkayıp hazırladığı “Mavi BEDFORD“’u Cumapazarı’ında
Sağdan sola doğru; Ali Öner (oğlu, Oflu), Hülya Öner (Çetin Öner’in kızı, yeğeni), Zeynep Koç (akraba, hala tarafında 2.kuşak torunu), Fatoş Koç (Yeğeni, Çetin Öner’in kızı)






























