Ozanımız, Yazarımız Sayın Ahmet Temel(Tahir) Bulut’un muhtar olarak çektiği çileye ait yaşamış olduğu zorluklar ve buna karşılık olarak yazmış olduğu yine “eşşiz şiiri“.


MAHALLEMİZ FINDIKOBA

Bu Pazartesi randevu aldığım ve görüşeceğim Büyükşehir Belediye Başkanımıza görüşme öncesi bazı bilgiler…

Fen İşleri Daire başkanlığı’na getirdiğiniz Hüseyin Türker mesela;

Sorun çözer değil,”Sorun savar”.

Kaç kez gittiysem bir kez bile bir işimi halletmiş değil,sadece yoğunluğundan ve kendi durumundan söz etti.

Çalışkanlığı ve becerisi öve öve bitirilemeyen bu bürokratınız sanırım bizim mahallelerin yolunu bilmiyor.

Bana ne yapılan tünelden,3. köprüden,ben evime gidemedikten, cenazelerimizi mahalleme kılamadıktan sonra.

Oysa komşu köyümün bakanı var ya,orayı ahır kapılarına kadar asfalt ettiniz.

Bir de TİSKİ biriminiz var ya övünç kaynağınız.

İşte onun tepesine getirdiğiniz bürokratların da adalet ve paylaşım anlayışları ”Ben merkezli”: 2015 yılında suyumun yapılacağı sözünü vermişlerdi,daha sonra hava muhalefetini gerekçe gösterip 2016 için süre istediler ki,kabul ettim. Bu yıl her sorduğumda,”işin ihalesi hazırlık aşamasında,yok bayram sonra olacak,yok tatil bitiminde olacak” gibi ötelemelerle bugüne geldik;yani patlama noktama.

Şimdi de ”gelecek yıla kaldığını” söylüyorlar.

Oysa ki,Sn. gen. md. Sn.Recep bey,(bacanağınız) bir güzel genişletti mahallesi olan Yeşilalan yollarını. Yardımcısı Sn. Nurettin Tandoğan bey,özel idareden kalma bir alışkanlıkla mahallesi Uğurlu’ya ve orayı güzelleştirmeye vakfetmiş ömrünü. ”Hamzalı gurup yolu” diye döktüğü binlerce m2 beton gurup yoluna değil kendi meziresinin de olduğu Peteklik yoluna dökülmüştür.

O ”Gurup yolu” dediği yoldan yılda toplam 50 araba geçer belki,onlar da bayramlarda o köyün enişteleri el öpmeye gider.

Mahallesinin ara yollarını da hep beton yapmıştır;bunları afaki söylemiyorum;”kamera” denen bir şey var,Halep orada ise arşın buradadır.

Öyle siyesilerin ayak izini takip etmekle olmuyor bu işler,insanda ”Adalet” kavramı olmalı.

Ben şahsıma bir çakıl taşı bile talep etmiş değilim,buyursun gelsin herkes;kapımın önünden geçen yol stabilize ve çamur yoldur,orası için bir çakıl taşı kimseden istersem o zaman benim de beynim ”ben merkezli’ çalışıyor demektir.

Bu insanlar hem size,hem bana oy verdi ki,vaat karşılığı verdi,hibe etmediler oylarını.!. Karşılığını istiyorlar şimdi.!.

Bu feveranımı Sn. Cumhurbaşkanımız dahil,bütün ilgililere duyurmak istiyorum.

Ömrüm oldukça ve dilim döndükçe de duyuracağım,onun için seçti beni-bizi bu halk.

Heyelanımız yapılıyor evet, Karayolları 10. bölge ihalesini yaptı ve fiili olarak yapılıyor. Mahalleme faydalı bir iş değil o;turizm cenneti olan Uzungöl’ün yolu olduğu için yapılıyor.

(Bir de şiirle çekelim fotoğrafını)
…………………………………………

MAHALLEMİZ FINDIKOBA

Olmazdı Dünya’da eşin mahallem
Olsa gidilecek yolumuz bizim
Garip halimize şaşar elalem
Genç yaşta büküldü belimiz bizim

***

”Oy” denince dizilmişiz sıraca
Yıllar yılı bağlanmışız haraca
Yolumuz yoktur ki,koysak araca
Omuzlarda gider salımız bizim

***

Hep bizi buluyor bu aksi şanslar
Bir yağmurla alt-üst oldu balanslar
Haberini verdi bütün ajanslar
Dünya’ya nam saldı selimiz bizim

***

Kaç kere anlattım Büyükşehir’e
Her seferinde maç kaldı tehire
Boşa misyon yüklemişler Tahir’e
Yoksa dönmüyor mu dilimiz bizim

***

Anladık ”sabır” da nereye kadar
Hocam,bu göl artık zor maya tutar
Taşkın bu, önüne geleni yutar
Ha taştı taşacak gölümüz bizim

***

Yoktur ayıbımız,yoktur kelimiz
Sağa-sola yalpa yapmaz milimiz
Kessen de doğruyu söyler dilimiz
Pazarda satılmaz çulumuz bizim

***

Öyle hemen kesmeyelim gümanı
Elbet bir gün gelir seçim zamanı
Dağılır kaderin sisi,dumanı
Yine çiçek açar dalımız bizim

***

Ucuz mudur insanlığın metresi
Mutlaka bulunur insaf katresi
Yazdığımız mektup bulur adresi
Hak ile damgalı pulumuz bizim

***

İşte böyle dostum,dert salkım saçak
Ahrazca bu kadar anlattım ancak
Bir küçük fiskeyle koptu kopacak
Her zaman gergindir telimiz bizim

***

Tahir Bulut

Ben derdimi ancak bu kadar anlatabildim,eksik-küsür var ise onu da yetkin ve etkin zat-i muhteremler anlasın artık…