Efsane kamyonlar: THAMES TRADER

Merhaba…

Köyümüz Of Cumapazarı ve bağlı sayfalar kurulduğu günden beri hiç tanımayıp adını, hikayelerini duyduğumuz ya da tanıyor olup adını sanını unutmaya yüz tuttuğumuz kişileri bize bulup getirdi.

Yaşanmış gerçek hayat hikayelerini, bu hikayelerin kahramanlarını acı- tatlı olayları enteresan kişilikleri bu sayfalarda paylaştık.

Çok uzağımızda olan hemşehrilerimizi tanıdık bulduk. Yeni dostlar-dava arkadaşları edindik.

Kimileri şiir yazdı kimileri hikayeler anlattı.

Bende birkaç paylaşım ve hayat hikayesi ile dilim döndüğünce katkıda bulunmaya çalıştım.

Şimdi de  önce dedemin  (Kaşifoğlu Hacı Ahmet SARIALİOĞLU) sahip olduğu ve dedemden sonra babamın (Ahmet Zeki SARIALİOĞLU) uzun zaman çalıştırdığı kamyonumuz 1963 model THAMES i paylaşmak geldi içimden….

Dedemin daha çok yeni iken 1964 te satın alıp “mayamız bu araba ile tuttu ondan çok ekmek yedim çok ta şoför yetiştirdim.” dediği araba.

Biraz tarihçe ve biraz teknik bilgi aktaralım…

1957 yılında ilk olarak İngiltere‘de üretilmiş ithal olarak ülkemize gelmiş olan araç 1960 yılından sonra İstanbul’daki Ford-Otosan fabrikalarında yerli montaj olarak piyasaya sürülmüş 1967 yılına kadar üretimi ve satışı devam etmiş,daha sonra yerini ilk olarak 1968 de piyasaya sürülen Ford D-750 ve bizlerin daha çok bildiği D-1210 kamyonlara bırakmıştır.

1957 yılında ilk ithal edilen araçlar yine İstanbul da tadil edilerek sağda olan direksiyonları sola alınmıştır.

İşletme-bakım maliyetleri ve yakıt ekonomisi göz önüne alındığında dönemin ekonomik araçları arasındadır.Kullandığı motor yine Ford un ürettiği D-750 dizel düz altı silindir 75 beygir motordur. Hema marka şanzıman ve yine Ford un ürettiği takviyeli diferansiyeli vardır.

Yasal taşıma  kapasitesi 7,5 tondur. Ancak çok daha ağır yüklerde ve zor yol şartlarında çalışmıştır.

Zamanında dedem uzun yolda şehirler arası taşımacılık yaparmış. Ocaklardan maden çekermiş. Bir sürü ortağı bir sürü muavini olmuş.

Sonraları babam köyde kullanmış. Dağlardan ot- odun taşımış. Göçler- hayvanlar taşımış yaylalara. Çay fabrikalarına çay çekmiş. Ot yükleri ile o da çok geçmiş Demirkapı’dan Derebaşın’dan. Zeki’nin THAMES’i olarak bilinmiş.

Bizim oralarda kapısına yük yıkmadığı ev yoktur herhalde. Birçok şoför bu arabada yetişmiştir.

Büyüklerimizin anlattığı; yaylalarda,derelerde,değirmenlerde geçen hikayeleri ya da arabalarla yaşanmış maceraları -anıları dinlemek her zaman çok hoşuma gitmiştir.

Köylerimizde insanların olduğu kadar belli başlı yerlerin,dağların,yaylaların,derelerdeki göllerin,değirmenlerin ve THAMES gibi ya da Ali Dayı’nın mavi taksisi gibi ya da Azmi’nin kamyonu gibi arabaların da hikayeleri olduğuna inanırım.

Bu yüzden böyle bir paylaşımda bulunmak istedim.

 

Dursun SARIALİOĞLU

05.11.2018

TRABZON