SOLAKLI’YI TRÜBİNDEN SEYRETMEK

Gözlerimizin içine baka baka elimizden usul usul kayıp giden Solaklı deresi.
Yuvadan uçan bir kuş gibi.
– duyulmayan çığlıklar…!
– vicdanları sızlatan umursamazlıklar…!
– nedeni bilinmeyen acaba’lar…!
Günbegün tükenen,yok olan, mahvolan bir yeryüzü cenneti.
Katliam, vebal, günah, haram.Kuranı kerimin ısrarla vurguladığı kavramlara sırtını dönen insanlar.Hangi insanlar mı?… Hani şu “DİREKT ALLAH’A BAĞLIYIZ” diyen Solaklı vadisinin insanları.
Ve biz…bizler…hepimiz…Vebale ortaklığımızın vicdan azabıyla yolunu şaşırmış yolcular gibi nereye gideceğini bilmeyen binler,onbinler,yüzbinler…
menzilsiz…
hedefsiz…
amaçsız…
umutsuz…
Teknolojide,ekonomide,sanayide,çevre ve doğa bilincinde 21.yüzyıla damgasını vurmak isteyen Türk insanının “gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” tiyatrosunun son perdesini izlemenin keyfi içerisinde…
Madem öyle…İyi pazarlar Türkiyem.
Şeref Saral
02 Eylül 2018
Manavgat- Antalya































