TÜKENİŞ
Dilim inkar etse de ruhum ‘hoşça kalın’ da.
Eylül,hangi çiçeği soldurmamış dalında?
Bedenim boydan boya bıkkınlığın salında;
Ütülendim buharla;sündüm,kırışmıyorum.!..
İşim olmaz baharla;küstüm,barışmıyorum.!..
Çoktan sönmüş buhurdan,salmıyor amber koku;
Şimdi gerçek manada kavradım varı-yoku.
Okçu,kendine saklar sadaktaki son oku;
Kanayan yanlarımı aksın,soruşmuyorum.!..
Mazinin hayaline dönüp sarışmıyorum.!..
Ezelinden gurbeti yaşamışım sılada,
Döktüm ‘umut’ yükünü verdiğim son molada;
Şimdi inanmıyorum,kahine de,fala da.
Ne etli ne sütlüye asla karışmıyorum.!..
Yalanınla dön dünya,senle yarışmıyorum.!..
Aynalara sordum da;’bugün dünden zarardır’.
Bir sızı, sinsi sinsi sol mememi morartır.
Feryat-figan değil bu, radikal bir karardır.!..
Usandım celselerden, artık duruşmuyorum.!..
Ey yaşamak kavgası ! Bıktım,vuruşmuyorum.!..
Tahir Bulut































